Ülkemizde sık sık gündeme gelen "Darbe" kelimesi gerçekte ne anlam ifade ediyor?
Getirisi nedir? Götürüsü nedir?
Bu yazıyı yazma fikri Taraf gazetesinin "Yakında darbe olacak" # başlıklı haberini okuduğumda oluştu.
Şu ana kadar darbe denince bende oluşan kanı ordunun hükümeti devirmesi oluyordu. Bu bir bakıma doğru ancak tam tamına doğru değil. Şöyleki;
İki çeşit darbe var. Biri "Askeri darbe" diğeri "Hükümet darbesi". Şimdi bunları wikipedia'nın da yardımıyla açıklayayım.
1. Askeri Darbe
Devletin askeri kurumlarına mensup kişi veya kişilerin ani olarak anayasal olmayan yollarla hükümeti devirme ve iktidarı ele geçirme amacıyla yaptıkları harekettir. Sistemi kökten bir değişime tabi tutmadığı gibi geniş halk kitleleri tarafından da gerçekleştirilmez, bu yönüyle de devrimden ayrılır.
Askeri darbeler 20. yüzyılda yaygın biçimde özellikle gelişmekte olan ülkelerde gözlendi: Latin Amerika'da (Arjantin, Şili), Asya'da (Birmanya), Afrika'da ve Avrupa'da (Yunanistan, Türkiye)...
Hükümetlerin ekonomik ve sosyal sorunları çözmekte başarısız oldukları iddiası, cuntacılar tarafından askeri darbelerin başlıca sebebi olarak gösterilmektedir.
Askeri darbeler aynı zamanda güçlü devletlerin zayıf devletler üzerindeki emellerini gerçekleştirebilmeleri için tercih edilen bir yol olarak da karşımıza çıkar. Örneğin CIA'in Şili darbesine destek vermesi gibi. Ayrıca, NATO'nun askeri kanadından 1974'te çıkan Yunanistan'ın, karşılığında Türkiye'ye hiçbir taviz verilmeden 1981'de veto edilmeden tekrar NATO'ya kabulü de ancak 12 Eylül 1980 darbesinden sonra mümkün olabilmiştir.
Türkiye'de Darbe Olgusu;
Türkiye çok partili hayata geçiş yaptığı dönemden sonra demokratik hayatı neredeyse her on yılda bir askeri müdahalelerle kesintiye uğradı. İlki 27 Mayıs 1960'da olmak üzere; 12 Mart 1971'de (muhtıra), 12 Eylül 1980'de, 28 Şubat 1997'de (postmodern darbe) arka arkaya askeri müdahalelere tanık oldu. Ayrıca 27 Nisan 2007'deki Cumhurbaşkanlığı krizi sonrası yayınlanan 27 Nisan tarihli Genelkurmay Başkanlığı Bildirisi de bazı kaynaklarca muhtıra olarak değerlendirilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki askeri darbeler;
Darbeler: 27 Mayıs Darbesi, 12 Eylül Darbesi
Darbe girişimleri: 22 Şubat 1962 ayaklanması, 20 Mayıs 1963 ayaklanması, 20 Mayıs 1969 darbe teşebbüsü, 9 Mart 1971 darbe teşebbüsü
Muhtıralar: 12 Mart 1971 Muhtırası - 27 Nisan Genelkurmay Başkanlığı Basın Açıklaması
Diğerleri: 28 Şubat süreci
2. Hükümet darbesi
Hükümet darbesi devletin emrindeki resmi kuvvetlerden herhangi birisinin mevcut hükümeti devirmesi ve iktidara el koymasıdır. Genellikle kan dökülmeden yapılır ancak kanlı biçimde son bulan örnekleri de vardır. Geniş halk kitlelerinin desteği olmadan yapılması ve köklü bir değişim hareketi olmaması sebebiyle devrimden ayrılır.
Teknik olarak darbeciler genellikle ordunun yapacakları eyleme karşı tarafsız kalmasını fırsat bilerek iktidarı ele geçirir, lideri devirir, hükümet daireleri üzerinde bir otorite kurarlar (radyoların ve televizyonların v.b. iletişim kanallarının işgal edilmesi gibi), temel altyapı tesislerini (elektrik santralleri gibi) ele geçirirler.
Darbeyle İşbaşına Gelen Liderler;
Cemal Gürsel, Türkiye (1960)
Georgios Papadopulos, Yunanistan (1967)
Saddam Hüseyin, Irak (1968)
Muammer Kaddafi, Libya (1969)
General Pinochet, Şili (1973)
Ziya ül Hak, Pakistan (1977)
Kenan Evren, Türkiye (1980)
Pervez Müşerref, Pakistan (1999)
Sonuç olarak darbeler, bugüne kadar gerçekleştirildiği hiçbir ülkeye getiri sağlamamış aksine o ülkeyi yıllarca geriye sürüklemiştir. Bunun en bariz örneği ülkemizdir. Şu sıralar bazı kesimler her ne kadar darbe çığırtkanlığı yapsalar da umut ediyorum ki Türkiye'de darbe olmayacaktır. Olmaması için de toplumun her kesimi sağduyulu hareket etmelidir.
Demokrasi ile yönetilen bir ülkede en büyük koz seçim olmalıdır. Yani bir hükümet devrilecek ise bu seçim yoluyla yapılmalıdır. Çünkü olası bir darbenin bedelini de yine halk ödeyecektir.